Liselerimiz, Geleceğimiz, Memleket Bizim! Her Şey Emeğin Olacak!

AKP iktidarı ve onun sadık bir şekilde hizmet ettiği sermaye düzeni, yarattığı derin ekonomik krizin faturasını bir kez daha emekçi halkın ve biz gençlerin sırtına yıkmaya çalışıyor. Her geçen gün daha da derinleşen yoksulluk ve çığ gibi büyüyen işsizlik sarmalı, sadece evlerimizi değil, okullarımızı da kuşatmış durumda. Son yıllarda eğitim sistemi, aydınlanmanın ve gelişimin değil, tamamen patronların ve piyasanın ihtiyaçlarının bir aracı olarak yeniden şekillendirilmektedir. Bugün gelinen noktada gençlik, “öğrenci” kimliğinden bilerek ve isteyerek koparılmış; “çocuk işçi” sıfatıyla emek sömürüsüyle karşı karşıya bırakılmıştır. Eğitim, artık temel bir hak değil, patronların tekeline sunulmuş karlı bir sektöre dönüşmüştür.

Yusuf Tekin’in Milli Eğitim Bakanı olduğu günden bu yana, okullarımızdaki çürüme ivme kazanmış; eğitim çok daha niteliksiz, gerici ve piyasacı bir cendereye sokulmuştur. İktidar, kendi ideolojik kurgusunu dayatmak için ÇEDES projesi gibi adımlarla eğitimi adım adım dincileştirmekte, laikliği ayaklar altına almaktadır. Bilimsel, eleştirel ve özgür düşüncenin yerini hurafeler ve zorunlu dini etkinlikler alırken, okullarımız tarikat ve cemaatlerin arka bahçesi haline getirilmek istenmektedir.

Öte yandan, liseli gençliği patronlara altın tepside sunan MESEM projesi, bu karanlık tablonun en acımasız yüzüdür. Zorunlu staj adı altında meşrulaştırılan bu sistemle okullar adeta birer fabrikaya, öğrenciler ise ucuz işgücüne dönüştürülmüştür. “Liseli emekçiler” yaratarak, çocuk yaşta sıra arkadaşlarımızı iş cinayetlerine kurban veren bu düzen, basit bir yönetim hatası değil; doğrudan patronların kar hırsını besleyen bilinçli bir politik tercihtir.

Bu karanlık düzeni kurarken, liseli gençliğin susacağını ve kendi çizdikleri kadere razı olacağını sanıyorlar. Ancak yanılıyorlar! Memleketi, geleceğimizi, liselerimizi ve omuz omuza verdiğimiz sıra arkadaşlarımızı bu sömürü çarkının ve gericiliğin pençesine teslim etmeye hiç niyetimiz yok!

Bizler, liseli gençliğin karanlığa sırtını döndüğünde neler yapabileceğini çok iyi biliyoruz. “Liseliler ayakta!” diyerek mücadeleyi yükselttiğimizde; sömürüden beslenen patronların da, memleketi zifiri karanlığa boğmaya çalışan AKP’nin de bu iradeden nasıl korktuğunu biliyoruz. Bu korkuyu onlara yeniden yaşatacağız.

Bugün, açlık sınırında asgari bir yaşamı değil, onurlu ve insanca bir yaşamı savunuyoruz. Geleceksizliğin karamsarlığına karşı, yarınlara umutla ve cesaretle baktığımız bir ülke istiyoruz. Çağ dışı dogmaların ve piyasa kurallarının değil; bilimin ve aydınlanmanın yolunda ilerleyen bir eğitim sistemi talep ediyoruz.

İşte bu yüzden, liselerin koridorlarından sokaklara, atölyelerden meydanlara kadar her yerde tek bir şiarı yükseltiyoruz: “Her şey emeğin olacak!”

Sosyalist Liseliler olarak tüm sıra arkadaşlarımızı eşit, parasız, laik ve bilimsel bir eğitim için; hayatlarımızı çalan bu köhnemiş düzene dur demek için, “Her Şey Emeğin Olacak!” çağrısını birlikte büyütmeye, omuz omuza mücadele etmek için Sosyalist Liseliler saflarına katılmaya davet ediyoruz.