Basına ve kamuoyuna
YUSUF TEKİN DERHAL İSTİFA!
İki gündür art arda; önce Urfa’da sonra Maraş’ta gerçekleşen sıra arkadaşlarımızı ve öğretmenlerimizi katleden, yaralayan saldırılar bu düzenin çürümüşlüğünü gözler önüne sermektedir. Bu yaşananlar münferit birer şiddet olayı veya güvenlik zafiyeti kılıfına sığdırılamaz. Yaşananlar göreve geldiği günden bugüne eğitimi gericileştirmekten, tarikat ve cemaatlere alan açmaktan, okulları sermayenin piyasasına teslim etmekten başka hiçbir icraatı bulunmayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve onun temsil ettiği AKP iktidarının yarattığı enkazın ta kendisidir. Bu iktidar ve onun eğitim politikaları, biz gençlere ölümden, karanlıktan, geleceksizlikten ve piyasacılıktan başka hiçbir şey vaat etmemektedir.
Bugün karşılaştığımız bu karanlık tablo bizler açısından şaşırtıcı değildir. 12 Eylül darbesi ile başlayan, ülkemizin tüm kamu birikimlerini ve kaynaklarını satmakla, okullarımızı ve üniversitelerimizi ticarethane mantığıyla özelleştirmekle övünen; Türkiye’yi emperyalizme bağımlı bir ucuz işgücü cenneti haline getiren iktidarların politikaları bugün meyvelerini vermektedir. Bu politikaların sadık devamcısı ve uygulayıcısı olan AKP hükümeti, insan hayatını hiçe sayan bir rant ve sömürü sistemi inşa etmiştir.
Tahayyül ettiği rejim dönüşümünü başkanlık sistemi ile yeni bir evreye taşıyan AKP iktidarı kendi ‘dindar ve kindar’ neslini yaratmak, sorgulamayan, düşünmeyen ve itaat eden bir gençlik kuşağı yaratmak için Yusuf Tekin gibi ideolojik bir ismi öne çıkarmıştır. AKP hükümeti ve sadık bakanı Yusuf Tekin okullarımızdaki müfredatın içini boşaltmış, ÇEDES projesiyle okullara imam sokmuş, bizleri tarikatlara teslim etmiştir. Bunun yanında mensubu olduğu sermaye sınıfının karına kar katabilmesi için MESEM projesiyle birlikte ‘meslek öğretme’ adı altında bizleri üretim bantlarında ölüme terk etmiştir.
Bugün ise sıra arkadaşlarımız ve öğretmenlerimiz AKP iktidarının yaratmış olduğu çete düzeni karşısında çaresiz bırakılırken hala hiç kimse sorumluluk üstlenmemekte, yaşam hakları için mücadele veren öğretmenlerimizi ise polis barikatları karşılamaktadır. ‘Tedbir’ adı altında ise gençliğe daha fazla baskı, yasak ve denetim dayatılması gündemdedir. Asıl failleri ve bu cinayetlere zemin hazırlayan politikaları gizlemek için sahneye konulan bu sözde güvenlik önlemleri, canımızı korumayı değil; yan yana gelmemizi engellemeyi amaçlamaktadır. Katillere, çetelere ve tarikatlara sonuna kadar açılan okul kapıları, hakkını arayan öğrenciye ve öğretmenine gelince polis kalkanlarıyla kapatılmaktadır.
Ancak çok iyi bilinmelidir ki bizler; gençliğe geleceksizlik, ölüm ve gericilik sarmalından başka hiçbir şey sunmayan bu çürümüş düzeni değiştireceğiz! Bizlere dayattığınız bu korku iklimine karşı mücadeleyi büyütecek, tek bir sıra arkadaşımızı ve öğretmenimizi daha bu rant ve tarikat düzenine kurban etmeyeceğiz!
Buradan sesleniyoruz:
Bütün bu yaşananlar sizin eserinizdir, Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir!
Bugün okullarımızda yankılanan şiddet ve ölüm haberlerinin üzerini örtmenize, hiçbir şey olmamış gibi o koltuklarda oturmanıza izin vermeyeceğiz. Hayatını kaybeden, yaralanan her bir sıra arkadaşımızın ve eğitim emekçisinin hesabını soracak; laik, bilimsel, eşit ve parasız bir eğitimi omuz omuza vererek inşa edeceğiz.
Buradan tüm sıra arkadaşlarımızı bu karanlığı dağıtmaya, geleceğimizi birlikte kazanmaya, Sosyalist Liselilere katılmaya çağırıyoruz!
Sosyalist Liseliler
16.04.2026