Bugün 23 Nisan, İSİG Meclisi’nin Nisan ayının 2025 raporuna göre patronların temsilcisi AKP iktidarında 978 çocuk işçi öldü, öldürüldü. MESEM gerçeği ile birlikte bu sayı 1.000’in üzerine çıkmış durumdadır. Bu tablo bir “kaza” veya “kader” değil, yaratılan düzenin sonucudur. MESEM’le çocuk işçiliği meşrulaştıran, arkasına  devlet güvencesini alanlar bu düzende çocukların öldürülmelerinden sorumludur.    Çocukların yeri atölyeler, şantiyeler değil; okullar ve parklardır. Sokaklarda, okullarla ve kreşlerde dahi tarikat ve cemaatlerin karanlığına teslim edilen, istismar ve tacize maruz kalan çocukların olduğu ülkemizde bu durumun sorumlusu AKP ve AKP’nin  temsil ettiği dinci gerici örgütlenmelerdir.  Çocukların yeri merdiven altı kuran kursları, sübyan mektepleri, imam hatipler değil; bilimsel, laik, eşit bir eğitimle buluşacakları okullardır. Bugün okullarda yaşanan şiddet ve saldırılar, AKP’nin bilinçli bir tercihle yarattığı geleceksizlik düzeninin doğrudan sonucudur. Çocukları MESEM sarmalıyla patronlara, tarikat yurtlarıyla gericiliğe mahkum eden bu düzen; okulları güvenli birer eğitim yuvası olmaktan çıkarmış, gençleri umutsuzluğun ve sahipsizliğin kucağına itmiştir. Yoksulluk, umutsuzluk ve mutsuzluk hiç bir çocuğun kaderi değildir! Bugün çocukların geleceği AKP, patronlar, tarikatlar işbirliğiyle çalınmaktadır. Çocukların eşit, özgür yaşadığı; sömürülmediği, öldürülmediği bir ülkeyi kuracağız! Sosyalist Liseliler olarak, çocukların ama bütün çocukların kırmızı elmalar gibi güldüğü bir ülke kuracak, memleketi de geleceğimizi de bu düzene teslim etmeyeceğiz. Bugün 23 Nisan programlarında çocukların ne kadar değerli olduklarını anlatacaklar pişkince. “Onlar bizim geleceğimiz” diyecekler. Bu yalanlara geçit verilmemelidir. Çocuk işçiliği meşrulaştıran MESEM projesi iptal edilmeli, Yusuf Tekin İstifa etmelidir!