Dergimizin 34. sayısı ile okul koridorlarında ve sınıflarda düzenin başıboşluğunu anlatmaya devam ediyoruz.
İktidar, her geçen gün gericilerle kol kola yürümeyi, hukuksuzlukları ve baskıları ve sürdürürken biz Sosyalist Liseliler olarak, ülkenin vardırılmak istendiği kör pencereli, karanlık, ümitten yoksun; bağımsızlık, eşitlik, laiklik kavramının silikleştiği ve yalnızca korkunun egemen olduğu yolun sonunu önceden görmekteyiz. Doğru adımları da bizler biliyor, fikirlerimizi okullarımızın bucaklarında, sıra arkadaşlarımızla paylaşarak insanca bir yaşamın, eşitliğin, adaletin, ücretsiz eğitimin olduğu yolda tüm liseli gençliği aydınlık yarınlarla el ele yürümeye davet ediyoruz.
Yaşam basamaklarını tırmanırken, sınıfsal farklılıklar nedeniyle basamağın en uç noktasından çıkmak zorunda bırakılmış olabiliriz. Patronların cebini doldurmak uğruna önlem alınmayan maden facialarında yakınımızı kaybetmiş olabiliriz. İstiklal Caddesi‘nde yaşanan bombalı saldırıya karşı tepki göstermek, fikrimizi paylaşmak istediğimizde yürürlüğe giren sansür yasası yüzünden internetin kısıtlanması sebebiyle sesimiz duyuramamış ve sindirilmiş olabiliriz. Gözümüzü açtığımız yeni günlere, gelecek kaygısını zihnimizin bir köşesinde sıkıntıyla irdeleyerek başlıyoruz.
Okuma uğraşımızı sürdürmek adına sahip olmamız gereken kitapları alabilmek için bile soluğumuzu, emeğimizin karşılığını hiçbir zaman tamamen vermeyecek iş yerlerinin raflarına parmaklarımız değerken tüketiyor olabiliriz.
Aslında hepimizin yüzleri kapitalizmin ve iktidarın söndürdüğü ümidin karanlıklarında. Bu karanlığın çaresi sosyalizmde. Körpe dallarda yeşerir ümitler ve unutmayalım ki sosyalizmi anladıkça, anlattıkça, varlığımızı sorgulayıp sosyalizmi defalarca kez haklı buldukça yeşerttiğimiz ümitler de büyüyecek. Atacağımız adımların rehberi ve yöntemi belli, örgütlenmek!
Sosyalist Türkiye mücadelesinde tüm okurlarımızın ve sıra arkadaşlarımızında sesini duymak istiyoruz!