2026-2027 eğitim-öğretim döneminin başlamasına, ilk ders zilinin çalmasına günler kala, 2 sıra arkadaşımızı daha MESEM programı kapsamında çalıştıkları iş yerlerinde yaşanan kazalar sonucunda kaybettik.
MESEM programı, hayata geçtiği günden bugüne sömürü, iş kazaları ve ölümlerle anılmıştır. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, geçtiğimiz günlerde MESEM programının yarattığı tabloyu adeta itiraf etmiştir.
Meclis’te sunulan soru önergesini yanıtlayan Tekin, 2025 yılından 2026 yılının eylül ayına kadar MESEM programına dahil olan yaklaşık 10 bin öğrencinin iş kazası geçirdiğini, 37 öğrencinin ise yaşamını yitirdiğini itiraf etmiştir. Bu verilere; ders kitaplarında “çocuk emeği” olarak anlatılan çocuk işçiliğinin meşrulaştırılmasıyla birlikte okuldan koparılarak iş hayatına dahil edilen, kayıt dışı çalıştırılan ve meslek liselerinde staj yapan arkadaşlarımızı da eklediğimizde, sömürü düzeninin gerçek yüzü açığa çıkmaktadır.
MESEM’ci Yusuf Tekin’in “İstihdam sağlıyoruz.” diyerek öve öve bitiremediği MESEM’ler, ölüm merkezleri hâline gelmiştir! Sadece geçtiğimiz yıl 94 arkadaşımız çalışırken yaşanan iş kazalarında katledildi.
Ölümlerin ardından “Eleştirileri anlamış değilim.” diyerek MESEM projesini savunmaya devam eden MESEM’ci Bakan Tekin istifa etmeli, MESEM projesi derhâl iptal edilmelidir!
Sosyalist Liseliler olarak MESEM’e, çocuk işçiliğinin meşrulaştırılmasına ve sömürü düzenine karşı mücadeleyi yükselteceğimizi yineliyor; bütün sıra arkadaşlarımızı mücadeleye güç vermeye çağırıyoruz!