Yusuf Tekin yeni eğitim öğretim yılını “kardeşlik” sözleriyle karşılıyor. Peki sizin kardeşlikten anladığınız nedir Yusuf Tekin?

Arkadaşlarımızın okuması gereken yaşta patronların yanında çalıştırılması mı?

MESEM’lerde iş cinayetlerine kurban giden arkadaşlarımız mı?

Tarikat ve cemaatlerin yurtlarına teslim edilen, yaşamına son veren arkadaşlarımız mı?

Siz “aynı sırayı paylaşmaktan” söz ederken, o sıralardan arkadaşlarımız eksiliyor. Çünkü sizin düzeninizde bizler öğrenci değil, patronlar için ucuz iş gücüyüz.

MESEM’lerle sıra arkadaşlarımızı sermayenin önüne atan, onları güvencesiz ve denetimsiz işyerlerinde çalıştıran düzenin başındaki isimlerden biri Yusuf Tekin’dir. Her ölümün ardından birkaç cümlelik taziye, birkaç göstermelik soruşturma yetmez. Bizlerin canını patronların kârından daha değersiz gören bu düzenin hesabı verilmelidir. Yusuf Tekin istifa etmelidir!

“Farklılıklarımızla yan yana duracağız” diyorsunuz. Oysa okullarda laik ve bilimsel eğitimi geriletiyor, arkadaşlarımızı tarikat ve cemaatlerin etkisine bırakıyor, ÇEDES ve MESEM gibi uygulamalarla bizlerin geleceğini sermayeye teslim ediyorsunuz.

Bizim kardeşlik anlayışımız sizin anlattığınız gibi lafta değildir.

Kardeşlik, arkadaşımızın emeğinin patrona peşkeş çekilmesine karşı çıkmaktır.

Kardeşlik, bir arkadaşımızın daha iş cinayetinde hayatını kaybetmesine izin vermemektir.

Kardeşlik, hepimizin eşit, parasız, laik ve bilimsel eğitim hakkı için yan yana gelmektir.

Sizin mayanız piyasacılıktır, gericiliktir.

Bizim mayamız eşitlik, ilk dersimiz mücadeledir!