GÜCÜNÜ GÖSTER!
İçinde yaşadığımız düzenden, o düzenin yarattığı geleceksizlikten, umutsuzluktan, yoksulluktan, baskı ve hukuksuzluktan hepimiz büyük bir rahatsızlık duyuyoruz. Memleketimiz büyük bir karanlığın içerisine sürüklenmiş durumda. Üniversitelerimiz ve liselerimiz nitelikli eğitimden, doğayı, hayatı, toplumu, tarihi öğreneceğimiz bilimsellikten tamamen koparılmış durumda. Sosyal aktivite adı altında önümüze getirilen etkinlikler ya gerici tarikatlara ya girişimcilik ve kariyer denilerek sermaye sınıfına hizmet ediyor. Milyonlarca genç tüm bu kuşatılmışlığın içerisinde hayatta kalmanın, geleceğini kurmanın, öğrenmenin, yeni hobiler edinmenin, sanatla ilgilenmenin, eğlenmenin arayışında.
Memleketimiz bu noktaya durduk yere ya da tesadüfen gelmedi. Sermaye düzeni ve temsilcisi olan AKP iktidarı ülkemizi adım adım emperyalist projelerin, sömürünün, özelleştirmelerin, gerici tarikat ve cemaatlerin, kadın düşmanlığının pençesine itti. Türkiye’de AKP’nin kurduğu rejimin işlemesi için toplumun teslim alınması gerekmekteydi.
İktidara geldiklerinden bu güne çabaları teslim alınmış, boyun eğen, ses çıkartmayan bir ülke yaratmaktı. Bunun başarıya ulaşmasının en önemli koşullarından biri ise gençliğin sindirilmesiydi.
Denediler, her seferinde gençliğin tepkisiyle, eşit ve özgür bir yaşama olan bağlılığıyla karşılaştılar. Memleketimiz büyük Haziran direnişinde, üniversitelilerin ayağa kalktığı büyük eylemlerde, YGS şifre skandalına karşı liseli gençliğin sokakları doldurup taşırmasıyla, 19 Mart’ta gençliğin baskı ve hukuksuzluğa karşı başkaldırmasıyla bugünlere geldi. Ne üniversiteli ne de liseli gençlik boyun eğdi, teslim oldu.
Teslim olmadık ama bu düzene, emperyalistlere, geleceğimizi avucunda sananlara, bizlere insana yakışmayacak bir yaşamı reva görenlere dur diyecek, memleketi ve geleceğimizi ellerimize alacağımız o mücadeleyi henüz başlatabilmiş durumda değiliz.
Bugün ise dünyanın, bölgemizin, ülkemizin içinden geçtiği süreç bizlere “hazırlanın” demektedir.
Ya barbarlık ve haydutluk yükselecek ya insanca bir düzenin kavgasına giden yol güçlendirilecek ve o yol hep birlikte yürünecek.
Ya memleketten ve kendimizden umudumuz kesilecek ya da sömürenlerin, diktatörlerin, halkların düşmanı olan emperyalistlerin tarihte çok kez yenildiğini bilerek, bu ülkenin ilerici birikimine güvenerek sahip çıkacağız memlekete ve geleceğimize.
Eşitlik için, özgürlük için, geleceğimiz için, haklarımız için atılan her adımda, bu toprakların ayağa kalktığı her kesitte içimizde dolan umudu ve gücü birbirimize hatırlatmak, bu gücü diri tutmak ve örgütlülüğe çevirmek durumundayız.
Çağrımız sana.
Korkmadın, yılmadın, boyun eğmedin. Bazen karamsarlığa sürüklendin, çoğu zaman ne kadar için el vermese de düzen partilerinin projelerine ve adaylarına yöneldin. Bunu memlekete ve geleceğine sahip çıkmak için yaptın.
Diyoruz ki:
Umutsuzluğu, karamsarlığı, sahte umutları it elinin tersiyle. Biz buradayız! Emperyalistlere karşı halkların sesi olan da, gericiliğe karşı laikliği haykıran da, sömürü düzenine karşı sosyalizm mücadelesini yükseltenler de bizleriz!
Memleketi ve geleceğimizi kazanmak için bu düzenle büyük bir mücadeleye girişmeye çağırıyoruz ve bu mücadelede senin de sesin olsun istiyoruz.
GÜCÜNÜGÖSTER!