Geçtiğimiz gün Manisa’da yaşanan saldırı hepimizi sarstı. Her birimiz aynı sıralarda oturuyor, aynı koridorlardan geçiyor, aynı kaygıları taşıyoruz.
Yaşanan her saldırının ardından nedenleri tek tek olaylarda, kişilerin davranışlarında ya da yalnızca güvenlik eksikliklerinde aranıyor. Oysa yaşadıklarımızı birbirinden kopuk olaylar olarak gördüğümüzde, bizi bu noktaya getiren koşulları da görmemiz zorlaşıyor.
Bugün okullarımızda şiddet, baskı ve geleceksizlikle karşı karşıyayız. Bir yandan eğitim hakkımız her geçen gün daha fazla sınavlara ve ekonomik koşullara sıkıştırılırken, diğer yandan MESEM’lerde arkadaşlarımız eğitimden koparılıp güvencesiz çalışma koşullarına itiliyor, hatta hayatlarını kaybediyor.
Bütün bunlar birbirinden bağımsız değil.
Bir öğrencinin kendisini okulda, sokakta güvende hissedebilmesi; yalnızca okul kapısındaki önlemlerle sağlanamaz.
Bugün bizlere yaşananların tek tek olaylardan ibaret olduğu söyleniyor. Fakat yaşadığımız sorunlara bütünlüklü baktığımızda, karşımızda çok daha büyük bir tablo olduğunu görüyoruz.
Bu tablo karşısında birbirimizden uzaklaşmak, korkuya hapsolmak ve umutsuzluğa teslim olmak zorunda değiliz.
Çünkü yalnız değiliz.
Çünkü sorunun bu düzenin temellerinde olduğunu ve bu gidişatı kabul etmediğimizi biliyoruz.
Aynı sıraları paylaşan bizler, yaşadığımız sorunları konuşabilir, birbirimizin sesini duyabilir ve geleceğimiz hakkında söz söyleyebiliriz.
Ve bugün umutsuzluğu değil, umudu büyütmek zorundayız.
Bu sistem bizi çeteler, tarikatlar, MESEM’ler eliyle sindirmek istiyor. Bu üçgene sıkışmak zorunda değiliz çünkü korkunun değil dayanışmanın, çaresizliğin değil birlikte vereceğimiz mücadelenin belirlediği bir gelecek mümkün olduğuna inanıyoruz.
Sıra arkadaşlarımızla yan yana geldiğimizde, birbirimizin sesine ses olduğumuzda, korkularımızın karşısına dayanışmamızı koyduğumuzda değişmeyecek hiçbir şey yok.
Biz geleceksizliğe, gericiliğe, umutsuzluğa karşı, geleceğimize ve ülkemize sahip çıkıyor, büyük bir mücadeleye hazırlanıyoruz. Seni de bu mücadeleye güç katman için yan yana gelmeye çağırıyoruz.
Gelecek ellerimizde ve o geleceği birlikte kuracağız.