Yusuf Tekin’in MESEM’e ilişkin yaptığı açıklamalar, yalnızca bir eğitim politikasını savunmak değil; gençliği sömürü düzenine mahkûm eden sistemin kendisini aklama çabasıdır. Eleştirileri anlamıyoruz diyerek geçiştirmek, MESEM’lerde yaşanan gerçekleri değiştirmiyor. Bugün binlerce liseli arkadaşımız eğitim hakkından koparılarak patronların ucuz iş gücü haline getiriliyor; düşük ücretlerle, güvencesiz koşullarda çalıştırılıyor, iş cinayetlerinde yaşamını yitiriyor. MESEM’lerde yaşanan her iş cinayeti, bizlerin yaşamının patronların çıkarları uğruna nasıl hiçe sayıldığını göstermektedir. Yusuf Tekin’in açıklamaları bu düzeni meşrulaştırma çabasından başka bir anlam taşımamaktadır. Gerçek olan şudur: Liseliler ucuz iş gücü değildir. Biz Sosyalist Liseliler olarak, gençliğin geleceğinin patronların kâr hırsına ve gerici politikaların insafına bırakılmasına izin vermeyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki bu düzen bizlere bir gelecek sunamaz. Gençliğin kurtuluşu; sömürünün, gericiliğin ve piyasacılığın egemen olduğu bu düzene karşı örgütlü mücadeleyi büyütmekten geçmektedir. Parasız, bilimsel, laik ve nitelikli eğitim hakkımız için; çocuk işçiliğe, MESEM sömürüsüne ve geleceksizliğe karşı mücadeleyi her alanda büyütmeye devam edeceğiz. Geleceğimiz patronlara, sermayeye teslim edilemez.